Yazı dizimin bu bölümünde,Demi’nin Türkiye’ye gelmesi yolunda attığım adımlardan birini,küçük bir adım olarak görülse de önemli bir adım olarak sayabileceğimiz,mail ve mesajların gücüne değinmek istiyorum.

Ne kadar bu yazıda adını anacağım mektup yazmanın veya sanala uygun modeliyle mail atmanın popülaritesi,sosyal medyadan yapılan hashtaglerle azalıp sizlerin demode diyebileceği boyuta gelse de,bu gücü kullanmasını bilene oldukça geniş bir seçenek sunuyor. Kurumsal firmalar cevaplamasalar bile,mutlaka gözlerinin önüne gelmektedir.

  • Neden sosyal medya antipatiktir ?

Yıl 2011 itibariyle Twitter’ı aktif olarak gözlemlemeye başladığımda,bir yandan da JB ile 1D çıkış yapar iken ve peşinden Disney’in 3 atlısı Demi,Selena ve Miley çıkış yapar iken,Twitter’ın gücü gittikçe fandomların (fangirllerin) ilgisini çekmeye başladığını ve fandomların kendi fan gruplarını desteklemek,Türkiye’ye çekmek,oylamalarda destek toplamak,idollerinin doğum gününü kutlamak gibi amaçlarla adına Twitter’dan örgütlenip farklı hashtagler açtıklarını farkettim. Twitter o dönemin fenomen mecrasıydı,taa ki Twitter bot hashtaglere kapılarını açana ve ayrıca Twitter ülkemizde sebepsizce sansürlenene dek. Twitter’ın belli kriterlerini karşılayan her hashtag ve kelime Türkiye gündemine,hatta dünya gündemine girebiliyor. Her ünlünün günümüzde Twitter ortamında bir mavi rozetli hesabı var -ki başlı başına Twitter açma sebebi olarak gösterilir- ve ünlüler buradan hayranlarına mesaj atmayı,nabız yoklamayı iyi bilirler. Katy Perry şu anda bu işin takipçi sayısı bakımından şampiyonu ve Demi başta olmak üzere bir çok ünlü şarkıcı,oyuncu ve sektörlerinin ustaları sosyal medya hesaplarından 10 milyonlara sesleniyorlar,bu paylaşımlar süreç içerisinde ortalama olarak 50 bin kere profilden profile geziyor (retweet). Sosyal medya işi zamanla kendi alt sektörünü yarattı ve her ünlü ve firma hesaplarını PR ajanslarına yetkilendirmeye başladı. Gibi gibi…

Ama sosyal medya işi gittikçe bayatladı. Defalarca hashtag kasılır ancak hayal edilen sonuçlara asla ulaşıldığını göremedim. Bence bir ara hayran gruplarının toplu takipleşme hashtagleri vardı daha mantıklıydı.  Birbirinin tekrarı mesajlar,fotograflar dolaşırken,bir yandan da noktalama kullanmayın spam sayarlar geyiği eklenir,amaç sadece gündeme girmektir. Bir de katılmayınca kendini suçlu hissediyorsun. Bunun gibi sebeplerden ötürü,sosyal medyanın bütün esprisini kaybettiğini düşünüyorum. 2012 ve 2013 dönemlerinde aktif olan fan grupları 2014’te esprisini kaybettiler. Ülkenin hararetli gündemi bir sebep olsa da,botlar bu işin tuzu biberi oldular. Bu nedenle,sosyal medyayı sohbet dışında kullanmamaya başladım.

  • Kimler muhatap kabul edilmeli ?

Siyaset içerikli sayfa ve hashtaglerin öğrettiği,unutulmamaması gereken bir şeyle başlayalım. İki twit atınca vatan kurtulmuyor,sevdiğiniz ünlüler sadece sizin yaptığınız TT’ye göre de gelmiyor. Yoksa şimdiye kadar Bella Thorne da gelirdi,Taylor Swift de,Ariana da… Siyasette de Başbakan istifa ederdi,paralel yargılanırdı,Atatürk bile yeniden mezarından çıkardı vs vs… Konuya dönersek,ünlüler,tüm işlerini yetkilendirdikleri menajerlik ve organizasyon şirketleri aracılığıyla yapıyorlar. Bu nedenle,süreç planlarken bu aracıları muhatap almalıyız şkl. düşünüyorum.

Ekstradan,sponsor firmalar (GSM operatörleri,gıda sektörü,internet portalları,gazete/dergiler,radyolar,müzik portalları vs) sanatsal etkinliklere sonuna kadar destek olurken markalarına bizlerin ve ünlü ismin üzerinden güç katıyorlar,bu  nedenle yerel org. şirketlerine ilgili etkinlikle ilgili maddi destek oluyorlar. Onları da muhatap etmek lazım.

Son olarak az bilinen bir detay,yabancı şarkıcıların Türkiye’deki hak sahipleri. Son zamanda yabancı müziğin katettiği rolle,plak şirketleri Türkiye’ye temsil ettikleri kuruluşlar arc. daha çok orjinal CD göndermeye başladılar ve seçkin satış noktalarında (başta D&R) bulunabilmekte. Fiyatları tuzlu olsa da,orjinal CD sahibi olmak bir ayrıcalık. (son 1 senede 150 kağıdı aşan yatırımlar yaptım,elimde 1 Joy FM Compilation,4 Demi albümü,Selena-Stars Dance,Taylor-Red ve Ellie-Halycon Days CD’leri var) Artı konser organizasyon işlerine doğrudan müdahil olabilmekteler. En büyük global plak şirketlerinin Türkiye temsilcilerine bakarsak,Demi’nin ve pek çok piyasa şarkıcının albümlerini dağıtan sektör lideri Universal Music Türkiye’de birkaç senedir Türk müzik piyasasının ünlü plak şirketlerinden Avrupa Müzik ile çalışmakla (bir dönem Türkiye’de ofisi vardı yerli şarkıcılara albüm çıkarttılar ancak iflas ettiler) ve bu işbirliği sürecinde güncel yabancı albümlerin basımı Avrupa Müzik trf. Türkiye’de yapılmakla+dağıtılmakla birlikte,One Direction’ı temsil eden Sony Music‘in Türkiye’de kendi şirketi mevcut,ancak bir farkla: Bünyesindeki sanatçıların albüm basımları Avrupa baskısı formatında ithal olarak geliyor ve sonuçta normalinden 10-20 lira fazlasıyla alıyorsunuz. Bu hak sahipleri satışlar karşılığında şarkıcıları sertifikayla (altın plak,platin plak vs) ödüllendirebiliyorlar. Bunun bir sonucunu,yazının sonundaki tavsiyelerde paylaşacağım.

  • Attığım mailler ve sonuçları

Genelde okulda veya okuldan gelirken/dönerken kafama bir çok fikir gelir. Biletix sitesine aşinalığımla,bir çok büyük profilli konser düzenleyen Org. şirketlerine aşinayım. Tabi yüzlerce org ve menajerlik şirketi var,çoğu barlara konser org. etmeye çalışıyor,yaş sınırları cabası. Ben,bunların en büyüklerini ve geçmişte başarıyla yüksek profilli uluslararası şarkıcılarla ilgili organizasyon yapan bir takım şirketleri tespit ettim: Unilife,Pozitif Live,GNL Entertainment,BKM,MAP,Lila (biraz daha alt profil bir şirket ama olsun,bahar şenliği uzmanları ve Inna’yı Ankara Batıkent’teki NMÇAL’e bahar şenliğine getirmişlerdi), ve bugün faaliyet göstermeyen ama sitelerinin açık olduğu JB’yi,JLO’yu getiren Purple Concerts. Eskilerin hatırladığı MJ’yi Türkiye’ye getiren Ahmet San da dahil. Aynı mail,ülkede sponsorluk yapmayı seven müzik sitelerinin şahı Karnaval.com,bilet satış sitesi Biletix ve Demi’yi Türkiye’de  temsil eden Avrupa Müzik’e de gitti.

İlk olarak 19 Ocak ’14’te attığım ve Shazam haberini aldığımız döneme denk düşen aynı seneni 29 Nisan’da da günün şartlarına göre güncel attığım maili örnek olarak paylaşmak istiyorum.

Merhaba organizasyon şirketi,internet sitesi ve müzik şirketi yetkilileri,kolay gelsin 🙂

Son yıllarda gerek etkili şarkıları,gerek sesi,gerek canlı performansları,gerek de örnek kişiliğiyle müzik dünyasında her zaman ayrıcalıklı bir yere sahip olan,genç yaşında oyunculukla başlayan kariyerinde yüksek tirajlı 4 albüm çıkaran,”Skyscraper” “Give Your Heart A Break” “Heart Attack” “Made In The USA” ve “Neon Lights” şarkıları dünya çapında fenomen olan yeni nesil alternatif pop rock yıldızı Demi Lovato’yu Türkiye’de de izlemek istiyoruz.

Kendisi bu aralar Live Nation adlı ABD merkezli firmanın organizasyonuyla “Neon Lights Tour” adlı büyük turnesinin Amerika ve Brezilya ayaklarını geniş bir katılımla tamamladı. Geçen gün ise Shazam üzerinden başlattığı anketle belirleyeceği lokasyonlar üzerinden Avrupa Turuna çıkacağını duyurdu. (hashtag #NEONLIGHTSTOUREURO) Bu Avrupa turunda Türkiye’yi görmek istiyoruz.

Türkiye’de de özellikle Twitter üzerinden örgütlü onbinlerce Lovatic var,ki Demi’nin Twitter takipçilerinin sayısı (bkz: Resmi profili @ddlovato) 20 milyondan fazladır,sosyal medyayı sıkılıkla ve etkili kullanıyor.

Artı,Demi’nin fan kitlesi diziler döneminden gelen teenagelerden başlayıp biz genç yetişkinlere kadar uzanıyor. Muhtemel bir organizasyonda otel buluşmalarınde kolaylık (Brezilya ziyaretinde binlerce fan Demi’nin otelinde toplanmıştı Demi onlara el sallamıştı) ,imza günü (albüm yada ülkemizde yeni çıkan Güçlü Kal adlı kitabının imza organizasyonu) fotograf çektirmede kolaylık (Demi en kolay fotograf çektirilen ünlüler arasında) , meet&greet tarzı (tabi fiyatı cüzi olmalı,vip paketlerin içinde soundcheck dahi var) etkinlikler de kesinlikle unutulmamalı ki sevdiğimiz şarkıcıya daha yakın olabilelim. Bir sürü şey sıralayabilirim keza biz onun fanlarıyız o bizim içimizden biri. Demi’nin fanlarına aşırı önem verdiğini de not düşmeliyim.

Biz fanlar -namı diğer Lovatic’ler- yıllardır Demi Lovato özlemini çekmekteyiz. Böyle kaliteli bir insanı ülkemizde de canlı performansıyla izlemek istiyoruz. Bu konudaki girişimlerinizi ve iyi haberlerinizi merakla bekliyoruz. Lütfen bizleri sevindirin.

Teşekkürler. 🙂

Bu maili Kasım 2014 şartlarında bu haliyle göndermeyin. 😀 Hatta bu maili,İngilizceye çevirip yazıda adı geçen firmalardan Live Nation’a da uyarlayıp gönderecektim ama kaldı. 😀

Sıra geldi sponsorluklara. Bu işle potansiyel olarak medya grupları (yani radyolar,televizyonlar) ilgileniyor. Bilirsiniz,hediye bilet dağıtırlar sosyal medya ve yarışmalar ile.  Bu yüzden,aramın da sağlam olduğu radyo ve televizyonlara,ekstradan da bir umut müzikle ilgilenen Fizy,TTNET Müzik,Karnaval.com gibi sektör temsilcilerine de mail gitti. Siteler harici seçtiğim kuruluşlar -radyo tv’ler*: Dream TV,Kral World,NR1,Power FM,Radyo Fenomen,Virgin Radio,Metro FM (GYY Cengiz Ünsal dahil),Pal Station 106 ve yeni kurulan X Radio. Aslında yen kurulan ve Metro FM’le birlikte Lady GaGa’ya sponsor olan Doğuş Grubu’nun yeni yabancı müzik radyosu Maximusic’e de mail atmam lazımdı aklıma gelmedi. 😀 İşte şu da sponsor formatında attığım maili:

İyi günler radyo,televizyon ve internet sitesi yetkilileri,kolay gelsin 🙂

Son yıllarda gerek etkili şarkıları,gerek sesi,gerek canlı performansları,gerek de örnek kişiliğiyle müzik dünyasında her zaman ayrıcalıklı bir yere sahip olan,günlük playlistlerinizde şarkılarına sıklıkla yer verdiğiniz,genç yaşında oyunculukla başlayan kariyerinde yüksek tirajlı 4 albüm çıkaran,”Skyscraper” “Give Your Heart A Break” “Heart Attack” “Made In The USA” ve “Neon Lights” şarkıları dünya çapında fenomen olan yeni nesil alternatif pop rock yıldızı Demi Lovato’yu Türkiye’de de izlemek istiyoruz.

Kendisi bu aralar Live Nation adlı ABD merkezli firmanın organizasyonuyla “Neon Lights Tour” adlı büyük turnesinin Amerika ve Brezilya ayaklarını geniş bir katılımla tamamladı. Geçen gün ise Shazam üzerinden başlattığı anketle belirleyeceği lokasyonlar üzerinden Avrupa Turuna çıkacağını duyurdu. (hashtag #NEONLIGHTSTOUREURO) Bu Avrupa turunda Türkiye’yi de görmek istiyoruz.

Türkiye’de de özellikle Twitter üzerinden örgütlü yüzbinlerce Lovatic var,ki Demi’nin Twitter takipçilerinin sayısı (bkz: Resmi profili @ddlovato) 22 milyondan fazladır,sosyal medyayı sıkılıkla ve etkili kullanıyor. Türkiye’deki Lovatic sayısının 1.1 milyon olduğu söyleniyor.

Yabancı müzik temasında yayın yapan radyolarınız ve televizyonlarınız geçmişte bir çok büyük ismin konserine sponsor olmuş durumda. Gerek maddi gerek de manevi desteklerinizi esirgemediniz,ayriyetten bir çok dinleyiciniz ve izleyiciniz yarışma tarzı etkinliklerinizle sizlerin aracılığıyla davetiye,meet and greet türü ödüller kazanmıştı. Demi’nin Türkiye’ye geliş süreci ile birlikte,onun konserine de radyolarınız ve televizyonlarınız olarak bu sürece destek vermenizi istiyoruz. Bununla ilgili bu işle ilgilenen bir çok organizasyon şirketine de dönem dönem bu şekilde mailler göndermiştik. Onunla ilgili yapacağınız sponsorluk,meet and greet ve etkinlik haberlerinizi merakla bekliyoruz. Bu işin takipçisiyiz.

Biz fanlar -namı diğer Lovatic’ler- yıllardır Demi Lovato özlemini çekmekteyiz. Böyle kaliteli bir insanı ülkemizde de canlı performansıyla izlemek istiyoruz. Bu konudaki girişimlerinizi ve iyi haberlerinizi merakla bekliyoruz. Lütfen bizleri sevindirin.

Teşekkürler. 🙂

Bu maillere hiç bir cevap alamadığımı,ancak muhtemelen okunduğunu düşünüyorum. Hatta bu nedenle kafamda “Lovaticlerle dalga geçiliyor” algısı oluştu. 😀

Ancak,süreç ilerledikçe,bir şeylerde ilerleme sarfettik. Konser duyurusu geldiğinde,ilk olarak organizatöre baktık: Mail listemizdeki Unilife. Bir süre sonra radyo sponsoru da,aynı şekilde mail listelerimizdeki Metro FM. Sürpriz değildi,daha evvel Metro FM çok defa Unilife konserlerinin radyo sponsoruydu. Aynı süreçte Lady GaGa’ya da sponsordu. Hatta şöyle bir jingle da yaptılar tanıtım için.

İlk başta fazla abartmalarını beklesem de,sonradan alıştım.

Ancak,özellikle radyolar dinleyicilerini daha da bu işin içine çekmek adına davetiye tarzı kampanyalar yaparlar. Ancak Metro FM’i ve Karnaval’ı gözlemlediğim kadarıyla böyle bir şey yapmadılar. Lady GaGa’da 1 ay boyunca etkinlik yaptılar,hatta canlı yayınına çıkıp kazananlarından biri oldum (ama gitmedim) ancak Demi’ye yapmadılar. Arada Demi’yi Karnaval haber yapıp Metro ile Kantin spikerleri anonslarında yer verdiler.

  • Demi’ye yazdığım mektup

Demi sevdamı,İngilizce eğitim görmemin de etkisiyle birleştirip,sosyal medyadan sonuç alamamın da neticesiyle Ocak sonlarında fizibilitesine başladığım fan mektubu çalışmamı Mayıs ortasında,Soma faciasının olduğu hafta son şeklini verip PTT&USPS kanalıyla gönderdim ve belirttiğim adrese (garanti olması açısından plak şirketi Hollywood Records)  yaklaşık 1 ayda ulaştı. Kızın okuyup okumadığı meçhul ancak mektup gönderildiğinden haberi olduğunu düşünüyorum,günde binlerce fandan mektup alabiliyor şarkıcılar,kısmen cevap yazsalar da. 4 ana sayfa,1 ek sayfa ve 2 iletişim bilgisi içeren zımbalanmış sayfalardan oluşan mektubumun tamamını başka zaman paylaşacağım ancak ana bölümün bir kısmında Türkiye’den ve Türkiye’nin o’na olan özleminden bahsettim. El yazımdan caps vermek istiyorum:

“…Bizim güzel ülkemiz Türkiye hakkında konuşmak istiyorum. Türkiye çok hızlı büyüyor ve çok popüler bir Avrupa ülkesidir. Türkiye büyük ve güzel şehirlere sahiptir: İstanbul,Ankara,İzmir,Bursa,Antalya  vb. İstanbul çok popüler bir konser ve etkinlik şehridir. Birkaç yıldır süperstarlar Türkiye’ye geliyor. Ve,sen milyonlarca Türk Lovatic’e sahipsin. Türkiye ve Türk Lovaticler seni ve şarkılarını seviyor. Senin son albümün #DEMI ve diğerleri (albümleri) Universal Music’in Türkiye temsilcisi Avrupa Müzik tarafından distribüte ediliyor. Ayrıca,büyük bir haberim var: Senin çok satan biyografik kitabın “Staying Strong” Türkiye’de Türkçe olarak,”Güçlü Kal” adıyla Pegasus Yayıncılık tarafından yayınlandı. Seni Neon Lights Tour konserleri için beklyoruz. Türkiye’nin sana ve muhteşem sesine ihtiyacı var. Lütfen Türkiye’ye gel ve bizi ziyaret et !…”

Mektuptan somut bir geri dönüş alamadım ancak bir şekilde haberdar olduğunu düşünüyorum.

  • Sonuç ve tavsiyeler

İçimden bir ses,bu kızın Türkiye’ye gelmesinde bu çabalarımın işe yaradığını söylüyor. Ve tek başına Twitter’ın bir şey ifade etmediğini de. İfade etseydi,bu kızı her hashtag açışımızda Türkiye’ye getirir yada Türkiye’yle ilgili JB gibi twit attırırdık. Biz de,olabilecek en mümkün iletişim yollarından -ki biraz da sektörün çatısını bilmek lazım- bu kızla alakası olabilecek kişilere ulaşmaya çalıştık. Hatta,geleneklere dahi indik ve çok eski bir geleneği kendi çapımızda denedik,yine deneyeceğim.

Sizleri teşvik edebilirim. Fakat,bunun için benimle Twitter‘dan yada site aracılığıyla kontağa geçmelisiniz,bir de çalışır mail adresiniz bulunsun.

Bir başka tavsiyem de,orjinal ürün satın alın. Paranızı harcamaktan çekinmeyin. Orjinal CD’yse orjinal CD (ki #DEMI albümünün fiyatı çok tuzlu değildir) iTunes’sa iTunes (digital satışlar çok önplanda ve ünlüler önemsiyorlar) orjinal ürünse orjinal ürün. Yurtdışı dahi olsa çekinmemenizi öneririm. Mesela,ben üstlerde de dediğim gibi 4 CD’sini de aldım. Kardeşimle ikimizin tişörtleri var (resimleri instagram‘ımda) ancak Türkiye’de official’leri daha satılmıyor. Çıktığı hafta Güçlü Kal’ı aldım,üstüne koleksiyon diye taa Amerikalardan internet yoluyla orjinal kitabı getirttim. 60 küsür lira ödeyerek hiç aktif olmasam da Temmuz 2015’in ilk gününe kadar official private fan club Lovato.club üyesiyim,sırf o’nu sevdiğimden. Liste uzar… Son yıllarda JB,1D gibi ünlüler merchandising’den iyi para kırıyorlar. Demilovato.com‘a mail adresini bırakmayan Lovatic kalmamalı bi’de.

Sosyal medyayı önermiyorsam da,kullanmaktan üşenmeyin. Ünlüleri takip etmek,yaptıkları işe yönelik bir saygıdır,teşekkürdür. RT FAV yada follow alacağım diye kasmayın kendinizi,Yoksa zaman kaybı olur. Ünlüleri saçmasapan şeyler yazarak da taciz etmeyin,gerçek fanlar kaybediyor. Ben ünlülerin bir şekilde bizlerden 1’e 1 olmasa da haberdar olduğunu düşünüyorum.

Bu yazdıklarımı diğer ünlüler için de uygulayabilirsiniz,ister teen ister veteran. Sıradaki hedefimi de burdan duyuyorum: Prismatic için Katy Perry 😀

Aklıma gelenler şimdilik bunlar.

PS:Sınav haftam nd. taa Aralık’ın ilk haftasına bu yazıya final vuruşunu nasip oldu. Ama sınav haftamda da aklım,fikrim sizlerde ve bu yazı dizisindeydi,bu yazıyı sınavlardan bunaldığım anlarda kaleme almaya çalıştım. Farkındayım,yolumuz uzun 🙂
Reklamlar