Category: Makale


Bu Sabah Geveze’ye Misafir Olduk !

Uzun zamandır bir Virgin Radio dinleyicisi olarak ilgimi çeken ve takdirimi toplayan bir projeydi Canlı Yayın Otobüsü. Ben hep radyoların dinleyiciyle bütünleşmesini ve gelişen teknolojiyle birlikte bir zamanlar hayal olan uzaktan canlı yayın projelerine ilgiye bakmışımdır. Bu radyodan uzun senelerdir dinleyicilerine ulaşan ve benim de ilgiyle takip ettiğim Türkiye’nin en sevilen radyocularından “Geveze” ,bir süredir İstanbul ‘u ve ülkenin Ege ile Akdeniz sahil kesimlerini bu otobüsle turlamış,sabah programını bu otobüsteki stüdyo içerisinde yapmıştı.
Bu otobüs ileride Ankara ve İzmir’e gelecek müjdesini duymamla birlikte,yaşadığım Başkent’e geleceği günü iple çekmeye başladım -hatta paniğe kapıldım ya tatilde olursam diye-,sosyal medyadan sıkı takibe aldım. Ve 3 Ağustos’tan itibaren 2 haftalığına Başkent’in gözde alışveriş merkezi Next Level’a geleceği haberiyle beni sevindirdi.
İlk geldiği hafta şahsi işlerim nedeniyle gidememiştim. Otobüse gitmek,11 Ağustos yani bu sabaha nasip oldu benim için.

Okumaya devam et

Reklamlar

Son haftaların iki başarılı ve herkesin aradığı hit single’ı,DJ fenomeni David Guetta’nın Sam Martin’le olan ortaklığı “Dangerous” ile,bir başka fenomen şarkı pop rock grubu Maroon 5’in V albümünün 2’nci single’ı “Animals“,bu “fenomen” mash-up’ta buluştular. Bu “Fenomen” mash-up,bir Türk radyosu trf. hazırlandı ve tıklanma rekorları kırıyor.

Okumaya devam et

Az Bilinen Süper Şarkılar !

Her gün aynı şarkıları dinlemekten sıkıldınız mı ? Peki her gün dinlediklerinize alternatifler aramak ister misiniz ? Hangi albümü dinlemeliyim,müzik piyasasına en son düşen şarkıları meşhur olmadan nasıl sömürebilirim vs vs aklınızda sorular sorular… Cevap mı bulmak istiyorsunuz,o zaman doğru yerdesiniz !

Okumaya devam et

Yabancı müzik tutkumun başı,hissettirmese de 90’ların sonuna 2000’lerin başına dayanır. Hikayemi şöyle anlatayım değerli okurlar.

94 doğumluyum. Hayatın her türlü sillesini tatmış birisiyim hemen hemen bu 19-20 senelik ömrüm boyunca. Tabi tadınıçıkarmaya çalıştık mı ? Evet. Her acıdan ders çıkardık mı: Evet. What doesn’t kill you makes you stronger…

Çocukluk

4-5 yaşlarım. Daha okula başlamamıştım,ama bir çok çocuktan daha çok gözüm açıktı o yıllar. Mesela okul okumadan okuma ve yazma alışkanlığı,kolay bir şeyleri akılda tutma vs… Sabah işe giderken annemle rahmetli babam beni anneannemin taa 5 dk uzaklıktaki karşı sitedeki 2 oda bir salon kira evine bırakırlar idi. Ben çocukluk evremde bilgisayar yokken,hatta ADSL denen devrim niteliğindeki teknolojinin esamesi yokken bilgisayarla ilk tanışanlar arasındaydım,ciddiyim. O dönem dayımın Celeron işlemcili Win98 yüklü bir bilgisayarı vardı. Hatta AverTV denen bilgisayardan karasal TV teknolojisini bize getirmesi de dayımın ileri görüşünün eseriydi. O dönem dayımın koca salondaki raflarındaki isimsiz rewritable CD’leri rastgele kurcalarken o dönemin şarkılarının içinde bulunduğu MP3’lerin yer aldığı birkaç CD’nin içinden bir takım şarkılar keşfetmiştim.  Böyle başladı bizim yabancı müzik maceramız. İlk başta Level dergisinin CD’sinden Sounds Like A Melody (Alphaville),Take On Me (Aha),sonra bilimum cd’lerden Bıg In Japan (Alphaville),Bye Bye Bye (N’Sync) ve aklıma gelmeyen onlarcası. O dönemin medya oynatıcısı ise RealOne Player idi. Hatta o dönemin web browseri ise Netscape Navigator idi ama dediğim gibi ADSL yoktu. 😀

Şimdi o evi ve bilgisayarın olduğu yeri hatırlıyorum,gözüm doldu samimi söyleyim… Kral TV açık 37 ekran TV, anneannemin dandik sayılabilecek döşeği,tüp sobası vs vs…. Şimdi eşyalar hariç o ortamdan eser yok. Babam 2005’te vefat edince bizim eve taşındılar. Evi boşaltma gününü de hatırlıyorum,bir sürü toz çer çöp çıkmıştı koca evden vs vs…

 2000’lerdeki Yabancı Müzik Anlayışı

2002 yılına kadarki Türkiye’de yabancı sözlü müziğin gelişim durumunu kabataslak anlatayım.

O dönemde yabancı müziğe erişmek çok zordu ve maharet istiyordu.  Maharetten kasıt, Biraz daha ileri zeka ve bütçe (dial-up + CD’ler) istiyordu. Tarz takılanlar da çoktu (rapçi rockçu metalci vs.) 

Yabancı müzik medyası ise o dönemin varlıklı kesmine ulaşan MTV Europe etrafında toplanmıştı,Türkiye’de ise TV bazında değil. (O zaman tek bir müzik televizyonu vardı: Türkçe çalan ve Türkiye’de ilk olan Kral TV)

TV’nin olmadığı yere kim girer: Radyolar. Evet, radyo bazında bu sektörün ilk öncüsü ve popüler&sembol radyosu 100’den çeken Power FM,pek takılmadığım Capital Radio ile (günümüzde halen var ancak sahibi ve yayın politikası değişik),adına aşina olduğum ancak o dönemler fazla kulak vermediğim Metro FM (günümüzde halen var ve şimdi sıkı bir dinleyicisiyim) çevresinde dönüp duruyordu. Ha,o dönem Mydonose da vardı ancak halen devam ettirdiği kendine özgü bir formatı vardı,doğru…

O dönem apaçiler var mıydı: Vardı ancak sayısı azdı,kendi çaplarında modifiye arabalarda son ses açılmış anfilerle kızları tavlamaya çalışıyorlardı. Fenomen single’lar var mıydı: Yine evet. Ancak yayılma yöntemleri biraz ana haberlere çıkma durumuna bağlıydı vs… Türkiye’de neler modaydı: Hip hop RNB sektörü ve Latin Pop. Hey gidi günler,meğersem ne çok şey biliyormuşum…

2000’lerin başından Sean Paul  – Get Busy,Las Ketchup – Asereje ve Nelly ft Kelly Rowland – Dilemma aklıma ilk gelen single’lar arasında. Daha onlarcası var.

Sonuç

Şimdi bütün zevkler ve jenerasyon,popüler kültür,müzik anlayışı kimi noktalarını yadırgasak da 0’dan yaratılmış vaziyette… Gelişen teknolojinin bizi saran büyüleyici etkisi ve ayriyetten insanların hayat standartlarının git gide gelişmesi,gözlerinin git gide açılmasının sonucu. İlgiyle,kimi zaman da ağzımız açık takip etmekteyiz… Özellikle bazı şarkılarda bunu net gözlemleyebiliyor,erkek kadın farketmez insanların ne istediğini anlayabiliyorum gözümde canlandırıyorum. En uç,özel,mahrem noktasına kadar. 😉

Bu yazının devamını daha sonra  ayrı bir yazı olarak getireceğim devamı ise 90’lı yılların boyband&girlband anlayışıyla şimdinin anlayışı arasındaki farklar olabilir diye düşünüyorum. Geçmişini bilmeyen geleceğini de bilemez. Saygılar.

Dil farketmeksizin hit&güncel müzik temalı radyo ve televizyonların neden tekrar yaptıkları tam bir merak konusudur. Bu durumu geçen gün yazdığım bir yazıdan alıntıyla,biraz da eklemelerle redaksiyonlar şöyle açıklayım.
CHR = Contemporary Hit Radio. Güncel hit müzik. En yaygın hit müziği radyoculuğu formatıdır.
  • Sektörden biri değilsin de bunları yazmak nerden aklına geldi ?
Televizyon haricinde (sanırım NR1 TV’de bilgisayar kontrollü TV yayını yapıyor ancak televizyonculuktan anlamıyorum) radyo sektörüyle ilgilendiğim ve bu işi yöneten bilgisayar programlarını ismen bildiğim için (en yaygını TR radyolarında kabul gören RCS Selector + Master Control. Lisansının fiyatı hatrı sayılıdır ayrıca Solea diye bir program daha var Türk yapımı o da yerel veya Türkçe çalan ortalama bütçeli radyoların tercihi),artı aynı anda birden fazla yabancı müzik radyosu takip edip az çok nasıl bir formatta ilerlediklerini bildiğim + mantalitelerini sezinlediğim için bu durumu az çok açıklayabiliyorum bir dinleyici gözüyle. Ara ara hiyerarşiden söz edeceksin diyeceğim bu sefer de işin gizliliğinden dem vuracaksınız;bu durumu da “Hiyerarşiyi mantığı çalıştıran herkes sezinler.” şkl. cevaplayım. Artı, Ekşi’de de bu yazdıklarımla ilgili de bir tane entri vardı ancak kaybolmuş.
Sadece yabancıyla mı sınırlı dersen;Türkçe pop çalan radyolar ve PowerTürk gibi TV’ler de benzer konsepttedir. Hele PowerTürk hem FM’de hem de TV’de bu konsepti başarıyla uyguladığı için hem Türkçe hem de yabancı çalan TV ve radyoların rol modeli.
  • Radyolar kaç saatte bir parçaları tekrar ederler ?

Hesaplamalarıma göre gerek NR1 TV vb. TV kanallarında,gerek de Metro gibi radyolarda parçaların ortalama tekrar süresi 2 saat. Formatla ilgisi olmayan diğer radyolar da en fazla 2-3 saatte şarkıları tekrar ediyor. Bir de rotasyon belirlenirken Eskiden şarkıcı önemsenirdi şimdi şarkı bazında tekrar yapılıyor. Örneğin Rihanna’nın son klip çektiği şarkısı saatin birinde çalınır 2’nci saat daha eski bir şarkısı çalınır 2 saatini doldurduktan sonra 3’ncü saat o ilk çalan hit parçası yine döner. Ya da Robin Thicke – Blurred Lines son yayınının üzerinden 2 saat geçtikten kısa bir süre sonra yine playliste girer.

  • Peki neden tekrar ?
Aslında bence top 40 CHR çalan kanallar için 3-4 saatte bir tekrar bence makbuldür de tabi amaçlardan biri konsept ve günceli yakalamak haricinde biraz da yayın maliyetinden kısmak. Keza radyoların gelir kaynaklarının çoğunluğu teliflere ve gidiyor altyapılar ve lisans bedelleri hariç. Ama her şey maliyet değil.
  • Playlistler kim tarafından belirleniyor ? Dinleyicinin katkısı var mıdır ?
En çok tutan ve devamlı güncellenen şarkılar istasyonun GYY’si  tarafından (Genel yayın yönetmeni,müzik direktörü olarak da geçer ayrıca  her radyonun organizasyon şeması farklı. GYY tanımına örnek: Metro ve Mydonose’un oldukça başarılı&deneyimli GYY’i Cengiz Ünsal) yönetilen 40-50 hit (hit derken elbette dönem hitleri) şarkı 2-3 saatin içine serpiştirilir bittikçe o listeden şarkı takviye edilir istisnalar dışında kural bozulmaz. Ayrıca klasik diye nitelendirdiğimiz yakın geçmiş şarkıları da süreyi doldurmak adına ayrıca bir klasörde hazır bekletilir 1 saatlik bir yayın akışının belli bir yerine 3-4 taneden fazla olmamak kaydıyla sıkıştırılır.  Radyoculuk dilinde bu formatın adı “CHR” yani “Contemporary Hit Radio” dur ve tüm dünyada geçerlidir radyodan radyoya farklılık gösterir rotasyon.
DJ diye tabir ettiğimiz programcılar&spikerler yine format gereği önceden belirlenen dakikalarda ve sürelerde sunumlarını yaparlar ama listeye ekleme çıkarma vs. konusunda iş değişiyor. Yanlış anlamayın,bu şarkıları peşlemedikleri,yenilerden ve eskilerden haberdar olmadıkları anlamına gelmesin. Dönemlik listeyi ve yayın akışını hazırlamada katkıları var mıdır ? Elbette vardır ancak her zaman son karar GYY’dedir. GYY’nin görüş ve onayını kesinlikle almak zorundalar hele CHR bir radyoda çalışıyorsanız. GYY’nin hayır dediği hiç bir şarkı Kesinlikle günlük yayın akışına giremez.
Dinleyiciler katkıda bulunuyor mu? Kesinlikle Evet. Zaten radyonun temelinde dinleyici vardır maksat dinleyiciyi çekmektir. Günümüzde SMS,Sosyal medya,en basitinden telefon gibi kanallar ve müzik jürisi gibi interaktif uygulamalar gibi dinleyiciyi hedef alan uygulamalar da günlük rotasyonun işleyişini belirler. Ama son kararlar yine GYY’lerde ve yine GYY bir adım önde olmak üzere programcılardadır. Hatta son yıllarda bu iş sistematikleşti ve otomatikleşti. Bu konudaki örnek,Metro FM’in Jelli ile ortak olarak yaptığı yayın Jelli Show. Bunun gibi sürekli programlar hem playlisti hem dönemlik rotasyonu hem de şarkıların genel beğenisini ölçmeye yarıyor. Attım Britney Spears – Work şarkısının Jelli Show’da aldığı roketler ve oylar -kısacası ratingler- çalma sıklığını ve dönemlik listede & top 20 gibi haftalık chartlardaki yükselişini & düşüşünü belirliyor. Aynı şekilde yakın geçmiş parçaların da aynı programda aldığı ratingler duyulma sıklığını artırıyor diye de bir ipucu vereyim. Artı bir ara Virgin Radio’nun müzik jürisine üyeydim 30 sn’lik samplelar üzerinden parçaları oylatırdı bana,ordan gelen raporları GYY ve programcılar değerlendirip ona göre günlük rotasyon şekillenirdi,çok başarılı bir arayüzü vardı. Şimdi çoğu radyo müzik jürisi olayını destekliyor. Hepsinin dışında Her radyo ve bu radyoların GYY’leri resmi chart’lar haricinde dinleyicilerin o dönem hangi popüler&hit parçalara rağbet ettiklerini,aradıklarını takip ederler,etmek zorundalar da.

  • Aşırı tekrardan bıkmam normal midir ?
Çok tekrardan dolayı şarkılardan bıkma durumundan şikayet edilir. O anki dinleyicinin mooduyla alakalı. Tabi ben de şikayet etmiyor değilim ancak “çalsa da dinlesek !” dediğin şarkılar karşına çıkınca fazla önemsemezsin kopuşuna bakarsın gittiği yere kadar. Ancak yorgun olduğun,kafan kaldırmadığı zaman “saatte 10 defa Can’t Believe It dönüyor” diye şikayet edebilirsin frekansını değiştirirsin bu kadar basit. Ha kendini toparlayınca daha ılımlı bakarsın,ben keza ılımlı bakan bir kitledenim özellikle yabancıda.


Bir müzik ödülü düzenlemeyen sanırım YouTube kalmıştı,tam oldu 🙂

Evet. 2005 yılında idealist birkaç genç trf. kurulan ve yüksek başarısının ardından Google’a malolup yelpazesini katbekat genişleten fenomen video paylaşım sitesi YouTube,2013’de ilk defa Müzik Ödülleri ile piyasayı hareketlendirmeye karar verdi. Evet. Dünyada müziğin kalbinin attığı sitelerden biri tartışmasız YouTube. Şarkıcılar en yeni kliplerini sene boyunca kimi zaman kendileri,yada YT’a ait alt marka VEVO aracılıyla bizlere servis etti. Hatta bir takım isimler hep burdan meşhur oldular ve uluslararası pop fenomenleri haline geldiler. Yepyeni isimler tanıdık,varolan isimlerin de en yeni işlerini oradan izlemeye devam ettik.

Aslında ne kadar YT ve hele hele Vevo markalarından tekelcilik yaptıkları yüzünden hazzetmesem de,müziğin gelişimi açısından YT’un geleneksel hale getireceği bu hamleyi destekliyorum. Bir yılı kapatmaya hazırlanırken bu istatistikler çok önemli.

Bir sene daha bitiyor malum. Ve bu isimleri taçlandırmanın zamanı geldi. YT,şu mottoyla takipçilerine duyurdu bunu: Son 12 ayda en çok izlenen,yorumlanan,beğenilen ve sevilen şarkıların bir listesini çıkaralım ve sizlere oylatalım. Paylaş butonları yardımıyla FB,TW ve Google+ üzerinden oylar kullanıldı. Milyonlarca oy sayılmış ve ilgi büyükmüş. Adaylar ise elbette YT ve VEVO kütüğündeki istatistikler ele alınarak seçilmiş.

Bu ödüller,büyük konserler eşliğinde dağıtılacak. Üstelik bu konserler 1 yerde değil,dünyanın önce gelen müzik başkentlerinde. Mesela merkez New York’ta Lady GaGa sahnede olacak ve Artpop albümünü tanıtacağını beklediğimiz,YT üzerinden canlı verilecek bir konser verecek. Seul’de K-Pop’çular,Moskova’da Timati dahil meşhur Rus müzisyenler,Rio’da sevilen Latin müzisyenler,Londra’da Tinie Tempah ve Dizzee Rascal sahne alacak isimler ve onlar da aynı anda YT’dan canlı yayınlanacak.

3 Kasım’da (Bugün) sahiplerini bulacak ödüller için bu adresten adayları görerek son tercihlerinizi yapabilirsiniz. Aday linklerini sosyal medyada paylaşın. Oylamadan anca haberim oldu,ancak şansı da değerlendirelim dedim,bir oy bir oydur 🙂 Daha evvel oylama açıldığında çok sevdiğimi bildiğiniz bir parçaya birkaç puan değerinde oy kullanmıştım (Siz tahmin edin)

PS: Twitter’ınız varsa oy kullanması pek bir kolay. Artı her RT oy sayısını artırıyor. Keza ben o değer verdiğim favori şarkımla ilgili oy twitlerini RT’liyorum takip listemdekileri vs.

MBSM’in&Adminin Tercihleri

Evet. Bu sene 6 kategoride ödüller sahiplerini bulacak. Kategoriler oldukça güzel hazırlanmış,yılın YT şarkıcısı&videosu,yılın fenomeni gibi.

MBSM olarak sitemizin görüşünü temsil eden 4 temel kategoride oy kullandık. İnovatik video ve cover’lar bizim ilgi alanımıza girmediğinden ve adaylar tanıdık gelmediğinden ötürü,onlara oy kullanmadık.

Lafı uzatmayım. Bu seçtiğim isimler bu sene içerisinde gerçekten ses getirdi. Ödülü sonuna kadar hak eden şahıslar. Şarkılarına MBSM’de de yer veriyoruz ve sevilerek dinleniyor,çalınıyor ve paylaşılıyor. Sitemizin görüşünü temsil ediyorlar ayrıca.

Evet,bomba patlasın ! İşte oy kullandığım isimler ve MBSM linkleri. 😉

Evet,desteklediklerimiz bunlar. Gerçekten ses getiren isimler. Veee, 2013 yılı dendiğinde bunlar akılda kalacak. Mesela PSY gerçekten bir fenomendi,sabah akşam onunla yatıp onunla kalktığımız iki eğlenceli single dinletti,yenileri eğer şöhreti sönmezse kapıda. Macklemore hit listelerine sevecen parçalar hediye etti,buralarda uzun yıllar kalıcı olacağa benziyor. Veee,MBSM’nin daimi yıldızı Demi,oldukça genç yaşına rağmen bizlere 10 yıllar boyunca unutulmayacak ve onun&fanlarının gurur tablosu olacak muhteşem bir imza şarkısı bıraktı ve yepyeni bir pop anlayışının kapılarını birkaç sihirli sözle açtı: “I think I’d have a heart attack !” 😉

Yazımızı kapatmadan önce,iyi olan kazansın ve bu organizasyonların devamı gelsin diye temenni ederim.

MBSM olarak müzik piyasasına yeni giren yetenekleri destekliyoruz.

Bu amaçla,dünyanın en popüler yetenek yarışmalarından X Factor’ün Amerika versiyonunu ele alıyoruz. Gerek formatıyla,gerek orjinal yarışmacılarıyla,gerek de farklı yetenekleri temsil eden jüri kadrosuyla dikkat çeken bu yarışmayı burada irdeleyelim.

Bu yarışmanın uluslararası pop fenomenlerini de yetiştirdiği unutulmamalı. örnek: Cher Lloyd,1D,James Arthur vs.

Gelecekte MBSM olarak bu yarışmayı sizlere makaleler halinde özetlemeye gayret edeceğiz. Bu yüzden eksiklerimiz varsa affola,ancak yarışma şu anda 8 GB’lık video dosyası olarak arşivlerimizde.

  • Kabataslak Bilgi: Format,Jüriler vs.

X Factor,American Idol dahil bir çok popüler yarışma formatındaki gibi bir Simon Cowell eseri. İngiltere’de ilk olarak yayınlanan ve oldukça tutan bu yarışma Amerika’ya da taşındı. Şimdi ise,American Idol’le rekabet halinde.

Amerika’da Fox Network trf. Çarşamba-Perşembe geceleri yayınlanan bu yarışmanın küratörlerini tanıyalım. Ana görevleri Jürilik olarak geçse de,yarışmanın her şeyiyle resimdeki 4’lü ilgileniyor.

Simon Cowell (orta alt) = Yarışmanın yapımcısı. Adeta bir yetenek avcısı. Senelerdir yaptığı yarışmalarda seçtiği yeteneklerin tutmaması mucize eseridir. İtici olmasına karşın bu yarışmanın ekmeğini yiyen şahıs odur.

Demi Lovato (orta üst) = MBSM yıldızı, Heart Attack ile tanınan yetenek,Gençlik müziğinin tartışmasız fenomeni,kutsi şahıs. Vasfından ötürü de en çok dikkat çeken eleman. Genç yaşında CV’sine eklediği en büyük işlerden bir tanesi,geçen aylarda Guinness “en genç jüri” ödülü vermişti. Yeniliğe açık,enerjik,realist ve kararlı birisi. 2.sezondan beri jürilik yapıyor.Bazen ne kadar eleştirilse de,bu kız işini düzgün yapıyor. Yarışmanın ratingine de Demi’nin yorumları+sempatikliği feci pozitif etki ediyor,bu kız tek başına yarışma izlemenize sebeptir. Bu yarışmayla her bakımdan tecrübe kazanan bu kutsi şahıs artı her bölümde yarışmacıları daha da zorlayacağım mesajı vermişti.

Kelly Rowland (sol) = Destiny’s Child’den tanınan RNB müzik fenomeni. İngiltere’deki asıl yarışmada başından beri jürilik yapan bir şahıs ve Demi dışındaki jüriler dağılınca bu formatı iyi biliyor diye Amerika’ya çağrıldı. Jüriler arasında profesyonelliğiyle dikkat çekiyor.

Paulina Rubio (sağ) = “Paulla” diye de hitap ettiğim Şarkıcı,oyuncu,Latin. Latin Amerika’da fenomen olan bu isimi parlatan ve bizlere tanıtan iş ise X Factor görevi oldu. Meraklı,konuşmayı seven bir tipleme.

Bu gördüğünüz 4 isim,birazdan izlediğiniz grupların yarışmacı koçları olacaklar. Onlara profesyonel destek verecekler. 10 bölüm boyunca 100 binler arasından seçilip sayısız elemelerden geçen bu isimler artık finalistler ve canlı yayınlarda boy gösterecekler.

Yarışmada sabit 4 kategori var: Erkekler – Kızlar – 25 Yaş Üstü – Gruplar.

  • Top 12 – Finalistler

– Erkekler (Grup koçu: Paulina) : Tim – Josh – Carlos – Carlito

– Kızlar (Grup koçu: Demi) : Rion – Ellona – Danie – Khaya

– 25 Yaş Üstü (Grup Koçu: Kelly) : Jeff – Rachel – Lillie – James

– Gruplar (Grup koçu: Simon) : Finale kalanlar: Roxxy – Restless – A and S – Sweet


(not: Grup adları eksik olabilir Twitter hashtaglerinden yola çıkarak yazdım sonradan düzeltilecektir)

Yarışma hk. ayrıntılı bilgiler için

Resmi Web SitesiFacebookTwitterYouTube

 

Daha evvel bu sayfalardan uzunca makale şeklinde tanıtımını yapmış olduğum #DEMI albümünün 2’nci kliplenecek şarkısı Haziran’ın son haftasında belli oldu ve müzik kamuoyunun ilgisine sunuldu: “Made In The USA”

Türkçe’de “Amerika’da Yapıldı” anlamına gelen bu şarkı aynı zamanda albümün 2 numaralı trackidir. (Kimbilir,sırayla 14 şarkısına klip çeker )Albümle ilgili eleştirilerde bu şarkının çok sevilenler ve akılda kalanlar listelerinde yer aldığı görülmekte.
Track başı albüm analizimde şu cümleyi kurmuştum: 

Eski şarkıları tadında güzel bir orta ritim. Sesini en iyi kullandığı şarkılarından bir tanesi. 2 numaraya yakışır. Yakın rakibi M.Cyrus’un “Party In The USA” şarkısını da bir şekilde biraz çağrıştırıyor,sanki devamı,bir uçtan bir uca ona bağlanacak gibi. Yorum olarak ise C.Brown’un With You ve Beyonce’un Irreplaceable şarkılarını çağrıştırıyor.

Albüm premieri süresinde ilk dinlediğimde akılda kalıcı nakarat dışında bana fazla bir şey ifade etmese de,bu şarkının klipleneceği duyrulduğunda biraz daha dikkatle ve şevkle dinlemeye başladım. Adeta havalara uçuran bir performansa tanıklık ettim.

Aslında,bu şarkıya kısa vadede klip beklemiyordum. Hatta kıskandım denebilir,2’nci klibi 8 nolu track Really Don’t Care’e bekliyordum,şahsen sürpriz oldu. (Güncel söylentilere göre RDC 3’ncü klip olabilir) Arka planda değerlenirdi,ancak ön plana çıkarılmasındaki nedenini biraz sorgulayınca,”4 Temmuz ABD bağımsızlık bayramı” fikri daha aklıma yattı.

Klibi ise,albümün ilk patlayan malum şarkısının klibinden daha güzel olacağı kanaatindeyim. Kamera arkası yayınlandı önceden (diğerinde klibin premierinden bir süre sonra yayınlanmıştı) İlkinden yüksek bütçe ve imkanlarla çekiliyor. Kamera arkasına bakınca gündüz sahneleri cast ekibinin başrolde olduğu hikaye modunda,gece sahneleri de kasaba karnavalı ortamında Demi’nin insanları eğlendirdiği sahnelerle geçecek. Çok eğlenceli ve sevecen bir klip olacağı beklentisindeyim. Artık ABD müzik endüstrisinde single&klip lansmanlarında bir standart halini almaya başlayan lyrics-on-screen ‘deki klip sahnelerinin arkaplanlarının fon olarak kullanıldığı (ara ara etrafta gezen demi’yi de görebilirsiniz) arka plan da bunu doğruluyor.

Klip çekmeye duyurudan sonra Haziran sonlarında başladılar diye düşünüyorum.
Klibin yayın tarihi günün anlam ve önemine uygun 4 Temmuz olabilir diye düşündüm. Ancak fan sitelerindeki habere göre,16 Temmuz’dan evvel yayınlanmayacak şeklinde bir duyum aldım.
Merakla bekliyoruz

Klip Analizi
17 Temmuz TSİ 19,müzikte yeni bir çığrın açıldığı klibin yayın saati oldu. Premierden günler öncesinden premier ardına kadar takip listemdeki çoğunluğu kız olan fanlarla birlikte nöbetleşe çalıştık durduk,sonuç olarak herkes heyecanlı ve memnun.

Premierden çok evvel öğrendiğim detaylara göre,Demi kendi klibini kendi yazıp kendi yönetmiş. Demeçlerinde “benim en güzel klibim” demiş. Evet,bence de Hem genç yetenek,hem de dünyanın en genç yetenek avcısı (bilmeyeniniz varsa,2 sezondur ratingli XFactor USA ekibinde yeni yetenekleri keşfediyor),CV’sine bunu da ekledi. Gurur duydum dinlediğim şarkıcıyla !

Klipte çok güzel bir hikaye anlatılıyor. Hani sevgiliniz vardır ve askerdedir,ona hasret… (twitter’dan onlara adadığını da yazdı 1 saat sonra) Bu klibi izleyen herkes kendinden bir şey bulacaktır eminim. Karnaval sahnelerine de söz yok,enfes. En son bölümdeki Demi’nin gülücük attığı sahne de muhteşemdir…

Onun dışında hayal ettiğim senaryoyla klibi izleyince karşılaştığım senaryo biraz dağınık gibi. Dağınıktan kasıt,gerçekte Demi’nin görevi hikaye anlatmak olmuş,klibin çoğunluğu bu hikayeyle geçiyor,kafamdaki senaryoda ise gündüz sahneleri sevgililerle,gece karnavalı da şarkıyla geçecek şkl. İyi anlamda,böyle daha iyi,kısa film tadında olmuş..

Dikkat çeken detaylardan biri,Demi’nin kendisini önplana çıkartmaması olmuş. H.Attack’te zaten ön plandaydı biraz da action olsun diyorum bu eleştriye.

Artı,kendi aile üyelerine de rol vermiş karnavaldaki dönme dolap sahnelerinde.
Her neyse,uzun lafın kısası “Oscarlık” bir performans izledik.

Daha fazla sıkmadan şarkının bana aşırı derece sempatik gelen sözleriyle yazımı bitiriyorum.

Our love runs deep like a Chevy
If you fall I’ll fall with you baby
Cause that’s the way we like to do it
That’s the way we like

You run around open doors like a gentleman
Tell me “Girl,every day,you’re my everything”
Cause that’s the way you like to do it
That’s the way you like

Just a little West Coast, and a bit of sunshine
Hair blowing in the wind, losing track of time
Just you and I, just you and I
Woah, woah

No matter how far we go, I want the whole world to know
I want you bad, and I wont have it any other way
No matter what the people say,
I know that we’ll never break
Cause our love was made, made in the USA
Made in the USA, yeah

You always reading my mind like a letter
When I’m cold, you’re there like a sweater
Cause that’s the way we like to do it
That’s the way we like
And never ever let the world get the best of you
Every night we’re apart, I’m still next to you
Cause that’s the way I like to do it
That’s the way I like

We touch down on the east coast
Dinner in the sky rise, winter is the best time for walking in the city lights
You and I, you and I
Woah woah

No matter how far we go, I want the whole world to know
I want you bad, and I wont have it any other way
No matter what the people say,
I know that we’ll never break
Cause our love was made, made in the USA

Cause baby I’ll bite the bullet
And take the blow for love
Woahhhh, our love was made in the usa
Made in the usa, made in the usa

No matter how far we go, I want the whole world to know
I want you bad, and I wont have it any other way
No matter what the people say,
I know that we’ll never break
Cause our love was made, made in the USA
Made in the USA, yeah

Made in the U.S.
Made in the U.S.
Made in the U.S.A

İlk Yayın Tarihi: 3 Temmuz 2013,ForumTR

Son Söz

#MadeInTheUSA klibini “Türkiye’de ve Tumblr’de bir ilki gerçekleştirerek” geniş istihbarat ağımızın yardımıyla premier saatinde (17 Temmuz TSİ 19:00) sizlere linkiyle ulaştırmanın haklı gururunu yaşamaktayız. Bu da,bu klibin MBSM sayfası. Haa,daha evvel Big Tunes’umuzda lansmanını yapmıştık,di mi 🙂

ÖN SÖZ

Daha evvelki albüm çıkacak makalesinden sonra bu uzunca makale benim için ciddi bir habercilik başarısıdır,çok büyük anlam ifade ediyor. Çok detaylı dinleyici analiziyle süslü bu yazı yine ilk Forumtr’de paylaşıldı ve MBSM yoktu. Buna rağmen yüzler okudu ve memnun kaldı.

Şimdi okuma sırası,tüm internet aleminde.

Okudukçe ve dinledikçe çok seveceksiniz. 😉

Fazla lafı dolandırmayım.


Albüm Piyasada
Öncelikle,daha evvel bilmeyenlere işi kavratmak maksadıyla bir haber sitesinden aldığım bir metinle yazıma giriş yapayım:

“Tartışmasız en iyi şey”

Dünya çapında multi-platin statüsünde satmış, başarılı şarkıcı Demi Lovato, 4. stüdyo albümünü çıkartıyor. Albüme kendi ismini veren genç yıldız, şarkılarını seslendirirken, hayranlarına hayatı ve duygu dünyasından tüm içtenliğiyle kesitler sunuyor. 4. albüm “Demi”, Demi Lovato’nun müzik severlere uzattığı dört yapraklı yonca misali; kimi zaman başarısızlıklarla dolu, kimi zaman mutluluğu yakaladığı duygu dünyasını ve aşklarını anlatıyor, kendisi ve hayranları için şans diliyor. Lovato, kendini müziğiyle anlattığı ve şimdiye kadar çıkarttığı en kişisel albümü “Demi”’ye karşı hislerini “Bu albümle çok gurur duyuyorum. Bu şimdiye kadar yaptığım tartışmasız en iyi şey! Müziğin farklı sound’larını keşfettim ve şarkı sözlerine hayat verirken adeta içimi döktüm. Bu şarkıları dinleme şansına erişecekleri için herkes adına çok heyecanlıyım!” cümleleriyle ifade etti.

Kaynak:trtmuzik.net.tr

Albüm Öncesi Son Hazırlıklar
Albümü burda duyuralı 1 aylık süre geçti. Elimden geldikçe önemli detayları paylaşmaya çalıştım.
Bu 1 aylık sürede,öyle çok meşguldü ki. Aslında 1.5 aya yaymak lazım diyebiliriz,çünkü H.Attack şarkısını kliplendirmesiyle başladı süreç. Genelde ABD’nin ratingli talk showlarını dolaşıp canlı performanslara imza attı. Bir ara yorgun düştüğünü de okudum,ancak iş disiplininden ödün vermemiş. Yıldız olmak kolay değil. Allah’tan sosyal medya hesapları güncel,tüm detayları paylaşıyor. Demi’nin iyi bir sosyal medya kullanıcısı olduğunu belirtmekte fayda var,oralardan mesaj atan fanlarını önemsediğini düşünüyorum.

En sonki icraati,bir sosyal sorumluluk projesi için gittiği bir mekanda,sarışın saçlarıyla görüntülenmesi. (Dönüşte sosyal medyadan paylaştığı poz) Sarışın kısa saçların kendisini daha ciddi gösterdiği kanaatindeyim. Ümit Boyner’i andırıyor. İsteyenler buradan geçmişten bugüne saç evrimine bakabilirler.

İnternet Premieri
Takvimler 7 Mayıs Salı,Türkiye’ye göre akşam saatlerini gösterdiğinde,kurduğu bir mikrosite aracılığıyla 1 aydır merakla beklenen albümünün premierine başladı. Premierden haberdar olma vesilesi,sağolsun twitter toptrendler listesi ve koyu takipçileri fanları. Çünkü her şarkısı şarkı adlarından oluşan bir hashtagle temsil ediliyordu. Bu hashtaglerin birine denk geldim önce yeni bir single sandım sonra da iş büyüyünce rastlantı eseri bir Türk fanla twitter’dan kontak kurmak suretiyle premier anına ben de tanıklık ettim. Bu anlardan birinde resmen site çöktü. Demek ki,öyle bir yoğun ilgi varmış ki.

Sitenin adresini alıp arabirimi tanıdıktan sonra,işlerden ötürü ertesi gün bu premier sürecinde albüm heyecanına tanık olmaya başladım.
Bu arada şarkıların yüklendiği sunucunun YT bünyesindeki Vevo sunucusu olduğunu (Yasal) hatırlatmadan geçmeyelim.

Genel Analiz
Bence gayet olmuş bir albüm. Demi bize vadettiği müzik ziyafetini çektirmiş,ancak albümü bir çırpıda bitirince insan doyamıyor dahası nerde diyor. Artı,bütün şarkılar peşpeşe Amerikan müzikallerini andırabilir.

Dediğim gibi,20 yaşındaki birisinden beklenmeyecek müthişlikte bir albüm,müzik tarihinde sessiz bir devrimi oluşturuyor. 2013’e değinki gençlik müziğinin şu andaki zirve noktası.

Albüm fanlardan ziyade müzik dinleyen genç yetişkinleri hedef alıyor. Bunu da önceki albümü Unbroken’dan patlayan 2 şarkısı (Give your heart a break ve Skyscraper) sayesinde artan ününe borçlu.
Albümde hiç bir kötü şarkı yok. Bütün şarkılar birbiriyle yarış halinde,bunu twitter’daki demi’ciler de söylüyor.

İçinde hem downtempo hem de hightempo şarkılar var. Pop Rock’un üzerine bezenmiş Elektro altyapılı müzikler,klasik enstrümanlarla ve Demi’nin güçlü vokaliyle birleşince harika olmuş. Her müzik dinleyicisi aradığı her şeyi burda bulacak. Tabi gerçekten müzikten anlıyorsanız.

Downtempo şarkılar (özellikle Shouldn’t Come Back,Warrior Türevleri) 10-20 sene içerisinde kaliteli müziklerin çalındığı müdavimi olduğum konsept frekans Joy FM’de dönmeye aday.

Ancak her güzelin de bir kusuru var. 13 şarkı,bir de albümden 1 gün sonra bonus şarkı. Bence 17-18 şarkı olsaydı.

90’lardaki Alanis Morisette tarzının biraz Kelly Clarkson,biraz da Loreen tarzıyla birleşimi parçalar var.

Kendisini tebrik ediyor (Bir ara twitter’dan tebrik etmiştim zannedersem okumuştur tik atmasa da),başarılarının devamını canı gönülden diliyorum.

Yazıyı yazdığım gün eklemeyi unutmuşum,şimdi ekleyim: Bu albümden ve şarkılarından Grammy bekliyorum.

Şarkı Başı Analiz
PS: Ben burada tek tek şarkıları dinleyici gözüyle analize etmeye çabaladım. Ben tam bir müzik uzmanı yada prodüktör değilim. Ben dinleyiciyim. Ben sadece dinlemeye göre yorum yaparım,bir nevi müzik jüriliğidir işim. Şarkıların hikayeleri vs. gibi konulardan sorumlu değilim.
Albümden başka satışa açılacak eserlerin analizlerini de paylaşacağım.

1)Heart Attack
Bu şarkı hakkında uzun bir paragraf sarfetmek istiyorum. Çünkü öyle değişik duygular besliyorum ki. Hem iyi,hem kötü. İyiler çoğunlukta ancak kötüler için içine girince şarkıdan soğuyorum.
Albümün en ağır topu. Aynı zamanda alakasız ve nedensiz akla çakılan sözleri nedeniyle en absürt şarkısı. İyi ki ilkten bu parçayı piyasaya sürmüştü. Altyapı olarak gerçekten efsane,akılda kalıcı. Gaz parça bir de,insanı gaza getiriyor keza her işe başlarken dinlemeyi ihmal etmem.

Pop rockun elektronik müzikle sentezi. Yeni nesil popta sessiz devrimi başlatan,yani bir nevi eski nesil pop sona erdi artık devir yeni nesil elektropop devri dedirtiyor.
Ancak,falsosu maalesef yok değil. Parça başında nakarattan oluşan ve efektle biten 10 saniyelik exclipit aşırı anlamsız gereksiz. Sözler de falsolu,bunu anlamanın en basit yolu şarkının adını türkçe’ye çevirince çıkacak klasik bir sağlık klişesi. Klip düşük bütçeyle çekilmiş ve canlı performans görüntülerini içeren klasik bir senaryo,böyle gaz bir parçaya vurdulu patlamalı atlamalı bir klip yakışırdı. Onun dışında şikayetim yok. Bence olmuş. Ancak falsoları olmasa daha güzel olurdu.
Şu anda youtube vevo’da official video (46m),track (18m) ve lyric (10m) olmak üzere şarkının hiti 74 milyon puan (tık değil) Vevo biraz şişirse de,şarkıya oldukça rağbet ediliyor. Ancak hit olmasından tırsıyorum,çünkü bu aralar TR’deki radyolar listelerinde bu parçaya yer vermeye başladılar (sırasıyla ilk Pal106,sonra Fenomen,ardından Virgin,ardından NR1,son olarak Kantin)
Yine de bir şekilde bu şarkıyı sevdik,saydık. Ancak zamanla milestone anketleri ve entel dinleyiciler dışında unutulacaktır. Aman ülkede hit diye patlamasın
Liste başarılarından söz edecek olursak,30 küsürlerden Billboard listelerine (ABD resmi single listesi,dünyanın müzik gündemi) adım atan bu single,ilk 10’u gördü. En son 12’lerdeydi. Pal106 Hot 40’da 38’den girdi en son 17’nci. Kantin top 30’da ilk haftasında 28’nci oldu. Virgin’de 3 numara oldu en son 4’e indi. Bu böyle gider.
25 Haziran Ekleme: Amerika’da en fazla 10 numarayı gördükten sonra düşmeye başladı. Virgin’de 1 numara oldu. Metro FM’in playlistine Haziran itibariyle girdi. Mayıs sonunda TTNET Müzik’in arşivine eklendi ilk 100 şarkı arasında. Dünya çapında ise farklı kategorilerde 10’larca ödüle sahip oldu. Vazifesini bir nevi tamamladı gibi.
2)Made In The USA
Eski şarkıları tadında güzel bir orta ritim. Sesini en iyi kullandığı şarkılarından bir tanesi. 2 numaraya yakışır. Yakın rakibi M.Cyrus’un “Party In The USA” şarkısını da bir şekilde biraz çağrıştırıyor,sanki devamı,bir uçtan bir uca ona bağlanacak gibi. Yorum olarak ise C.Brown’un With You ve Beyonce’un Irreplaceable şarkılarını çağrıştırıyor.25 Haziran Ekleme: 24 Haziran tarihinde, Hollywood Records firması bu trackin 2’nci tekli olarak müzik kamuoyuna servis edileceğini,klip çekileceğini (Temmuz içinde) ve tekliyi sembolize eden albüm kapağını (aşırı egzantrik) duyurdu.
Şarkıya Dair Daha Geniş Analiz

3)Without The Love

Albümün bana en sevecen gelen parçalarından. Tipik bahar şarkısı,Aşk temalı bir eser. Albümün önplana çıkmaya aday 45’liklerinden. Tam istenen düzeyde bir downtempo. Muhteşem ses cabası. Gelecek zamanda kllip beklediğim parçalardan,ancak Hightempoları eritirlerse ve piyasanın seyrine göre.

4)Neon Lights
Eurovision şarkıları tadında bir hightempo. Eurovision’dan kasıt,Bana Loreen’in Euphoria’sını çağrıştırıyor. Tek farkı biraz temposunun birkaç tık düşük olması. Bu şarkıyla D.Lovato gönderilsin Eurovision’a,Euphoria’nın rekorunu kırar.
Albümün gaza getirici şarkılarından. Severek dinliyorum.

5)Two Pieces
Tam bir müzikal tadında. Albümün orta tempo,hatta ucundan downtempo parçalarından. Pop Rock türünün en güzel örneklerinden. Orkestral bir eser. Grup çalacak,güzel bir vokal de söyleyecek. Live performans için uygun bir eser,ancak illa ki işin hakkı bir bayan vokal yorumlamalı. Amerika’dan Demi’yi getiremezsin elbette

6)Nightingale
İsim seçimini beğendiğim güzel downtempo. Neden Demi sorusunun cevaplarından bir tanesi. Onu anlamak için dinlenmesi gereken eserlerden. Piyanonun böyle güçlü bir sese ne kadar yakıştığını konu alan,film müziklerinde kullanılası güzel şarkı.

7)In Case
Nightingale’dan biraz daha pozitif tınıları içinde bulunduran,yine bir piyano+güçlü vokal buluşması. Peş peşe dinlenmeli. Yine onun ses yeteneğini anlamak için dinlenmesi gereken eserlerden.

8)Really Don’t Care
Bu şarkıya derin bir dikkat çekmek istiyorum.
Albümün en güçlü klip adayı hightempo. Yakın gelecekte kulüplerde binbir mixiyle dinlemeye aday eser. Ben olsam sağlam bir mixini yazarım.
Yaz aylarında tam bir tatil şarkısı. İnsanın adeta yüzünü gülümsetiyor. Nakaratı çok akılda kalıcı. Nedensizce “Relydontker” diye bağırabiliyorsun
Bu şarkıyı Türkiye’de Radyo Fenomen,websitesi ve sosyal medya hesabında ön plana çıkartmaya çalıştı lansman döneminde. Ancak radyoda henüz dönmüyor,dönmeyecek anlamına da gelmiyor.. Bu albümün “Skyscraper” i H.Attack ise,”Give Your Heart A Break” ‘i bu parça olabilir. Muhtemelen 2’nci klibin bu esere geleceğini düşünüyorum.
Bu arada bu şarkıda gençlik müziğinin yakın zamanda parlayan bir başka ismi, Want You Back ile akıllara kazınan başarılı İngiliz genç bayan Cher Lloyd hanımefendi ile de çalıştığını not düşeyim. Ancak Cher’in fazla kendini göstermediğini söyleyim. Acaba “Listen Up” dediği bölümde mi devreye giriyor. Proje duyurusunda birlikte fotografı. Geçenlerde de Cher’in konseri vardı,Demi reyiz bu parçayı seslendirmek için o özel konsere özel konuk statüsünde gitti,sahneye çıktı. Live performans görüntüsü fan kamerasından,Vevo’da haber oldu. Uyumlu bir ikili oldukları aşikar.

9)Fire Starter
Bu hoş şarkı aklıma başarılı Amerikalı solist Kelly Clarkson’u getiriyor. Kelly Clarkson şarkıları tadında çok da güzel bir parça olmuş. Zaten Kelly’yi severim,Kelly’nin bir beden küçüğü izlenimi uyandırdı bende Demi. Artı,Demi’nin şahsi sloganı “Stay Strong”,Kelly’nin bir parçasının adı da Stronger (Kariyerinin en başarılı şarkısı kanımca,en az H.Attack kadar ilgi gördü zamanında sanalda,sonra biz enteller hariç söndü) ,uyum takdire şayan. Kelly Clarkson kadar sevdiğim bir isim oldu D.Lovato.

10)Something That We’re Not
Pop Rock’un hightempo sınıfında,eğlenceli bir parça,yine orkestral özelliklere sahip. Olmadık zamanda insanın bozuk moralini düzeltebilir. Tipik bir yaz şarkısı,uzun bir yolda iyi gider. Arşivlerde bulunması gereken bir 45’lik.

11)Never Been Hurt
Gaz parça,pop rock’un en orjinal örneklerinden bir tanesi. Eski şarkıları tadında. Güçlü ses,kaliteli iniş çıkışlarla dikkat çekiyor. Bu tarz müzikleri aşırı sevenlerin ve fanların ve oyunlara müzik arayan oyun şirketlerinin dikkatini çekebilir. Az bilinen süper şarkılar sınıfında keşfedilmeye değer bir eser. Bu şarkıyla birlikte albümde hightempo şarkı kalmıyor.

12)Shouldn’t Come Back
Duru bir sesin gitarla birleşimi downtempo. Bir sözlük sitesinde bu şarkıyı “ailesinehitap etmiş” efsanesini okumam sayesinde (doğruluğunu teyit etmedim),beni K.Clarkson’un “Because Of You” şarkısına götürdü,keza o şarkı da Kelly’nin ailesinden esinlenerek yazdığı şarkı&şiirdi ve 2002 yılında bayağı ses getirdi şimdi bir Joy FM şarkısıdır.

13)Warrior
Albümün lansman sürümünün finish şarkısıdır. Downtempodur. Ve kişisel sloganlarından biri olmaya adaydır. Sosyal medya sağolsun,albüm çıktıktan sonra omzuna “now i’m a warrior” yazdırtmış. Neden Demi sorusunun cevaplarından biri muhteşem bir 45’lik,Demi canı isterse kliplendirir gibi. Skyscraper tarzı bir etkiye sahip,dinlenmeli

14)I Hate You,Don’t Leave Me (Bonus Track)
Bu şarkı albümün 1 ay önce duyrulan line up’unda yoktu,albüm çıktıktan sonra hayranlarına teşekkür maksadıyla itunes’ta satışa açtırmış 14’ncü şarkı oalrak. Bildiğimiz Demi downtempolarından,hoş tadımlık bir parça. Ana enstrüman gitar. Güçlü ses ve orkestral bir uyum. Kapanışa yakışır.

Artı,Pink’in “Please Don’t Leave Me” şarkısını da kafamda çağrıştırıyor. Albüm Line Up’u ve Songwriterlar

Son Söz
Güya şarkıları paylaşacaktım ancak albümün satışa çıkmasıyla birlikte internet premieri sona ermiş. Bilimum paylaşım sitelerinde şarkılara kulak verilebilir.
Albümün videolarla hikayesi burada (p1 p2 p3)
Albüm iTunes Store Türkiye’de 9.99 TL,tek şarkılar 89 kuruş,aynı zamanda fiziksel olarak seçkin müzik marketlerde satılacak Universal&Avrupa Müzik işbirliği Türkiye’ye getirirse (boş vaktimde çarşıları gezeceğim)

Billboard’da albüm,müzikal kariyeri ve yetenek avcılığı (X Factor) hk.uzun bir röportaj (İngilizce)
Billboard Albüm Analizi (İngilizce)

İlk Yayın Tarihi: 21 Temmuz 2013,Forumtr

ÖN SÖZ

Bu yazı Nisan 2013 tarihlidir ve MBSM yokken üyesi olduğum paylaşım sitesi Forumtr için yazdığım bir makaledir. Sosyal medyadan Demi’ciğimin yeni albümü #DEMI hakkında 1.5 ay evvelden (albüm çıkış 14 Mayıs 2013) topladığım dipnotlar ışığında ön bilgiler verdiğim bu güzide paylaşımım kendi açımdan bir habercilik başarısıdır. CV’mizde bulunsun,daha evvel de bu işle uğraşıyordum dedirtmek için paylaşıyorum.

Taa H.Attack klibi çıkana kadar bu haberi güncelledim,sonra efenim klip patlayınca Demi reyiz daha çok program dolaşmaya karar verince fazla detay ele geçemez oldu 😀

GİRİZGAH

Geçen gün Twitter’dan takipçilerimle paylaştığım ve ortalığı kasıp kavuracağına inandığım “Demi” albümü (hatta bir başka kaynağa göre sonradan bir ad konulacak) için bir takım detaylar müzik kamuoyuna açıklanmış. Ben şimdi Billboard‘dan aldığım haberleri paylaşayım tarihe not düşelim:

  • Bu albüm,bahsedeğer şahsın 4’üncü stüdyo albümü olacak ve Hollywood Records etiketiyle müzik marketlerde yerini alacak 14 Mayıs itibariyle
  • Amerika ve Kanada için önsipariş sezonu başlamış iTunes üzerinden
  • 1 Nisan’da albüm kapağı paylaşıldı,hatta ondan evvel internette kazımalı bir tanıtım kampanyası yapıldı (twitter’da anlatmıştım)
  • Albüm tracklisti 11 Nisan’da iTunes’da duyruldu
  • Albümün çıkış parçası,1 ay önce satışa çıkan “Heart Attack” adlı hightempo 45’lik. Bu şarkıya klip geliyor,nisan 9’dan itibaren görücüye çıkması bekleniyor hem internette hem de müzik kanallarında dinleyiciyle buluşacak.

PS:10 Nisan’a sarktı ve ilk günde 850 bin tık aldı. Alın size klip. Klip iyi hoş da güzelim gaz şarkıya neden düşük bütçeli bir prodüksiyona sahip klip yaptınız Artı,Alanis Morisette’ye benzemiş bir hayli.

  • Bahsedeğer 45’lik,hafta itibariyle Amerika resmi single listesi Billboard Hot100’de 21’ncilikte (ve git gide başlara oynayacak)
  • Bahsedeğer şahsın 2011 çıkışlı ve “Skyscraper”,”Give Your Heart A Break” 45’liklerini içinde bulunduran “Unbroken” albümü iyi bir satış grafiği yakalamıştı ve bu albümüyle hayranlarına kendisine yakışır büyük bir müzik ziyafeti yaşattırmayı hedefliyor
  • Bu albümünde Amerika’nın tanıdığı birçok başarılı müzisyenle gerek şarkıların yaratımı,gerek de teknik masada çalışıldığı açıklanmış
  • Ve albüm tarihine kadar Amerika’daki bilimum show programlarında yeni albümünü tanıtmaya devam edecek

İlk Yayın: 3 Nisan 2013,ForumTR

Sonuç

O günden bu güne köprüden çok sular attı.  Albümler + Demi diskografisi hatim. 🙂